1 Ekim 2022 Cumartesi

Free İran

Belki de şuan İran halkının Şah'ı devirdiği gibi bir ortama ihtiyacı var. O ortamda Humeyni önce palazlanmış, sonra ülkeden kaçmıştı. İnsanlar kasetlerini yasadışı yollarla edinip, çoğaltıp dağıtıyordu. Humeyni orduda (hava kuvvetleri hariç) yapılanmasını sağlamıştı. Polis teşkilatında bile Şah yönetiminde Humeyni taraftarları fink atıyordu. İranlı sosyalistler bile Humeyni'yi Şah Pehlevi'ye karşı bir kurtuluş olarak görüyordu. İşte böyle bir ortamda Humeyni İran'ı bir İslam devleti olarak yeniden yapılandırdı.

Cumhuriyetçileri baştan ürkütmemek için de adına "cumhuriyet" dediler. Daha doğrusu bu isim referandumla belirlendi. Sözüm ona bir demokrasi vardı. Bu "demokrasi"de dini liderin onay vermeyeceği kimsenin iktidara gelme şansı yok. Tabandan gelen sesler bu kadar yüksek çıkmasına rağmen polise karşı dik duran İran kadınlarının bu davranışı takdire şayan olsa da bir kaç ay önce başını açma protestosunda İranlı kadınların karşısında sıradan İranlı erkekler de tepki gösteriyordu.

19 Ocak 2022 Çarşamba

Barbudos'lar

Fidel Castro, 20. yüzyılın en iyi bilinen sakallarından birine sahipti. Ancak Küba liderinin sakalı, stil tercihinden daha fazlasını ima ediyordu; aynı zamanda O'nun Küba'sına bir övgüydü bu. Ocak 1959’da bir Amerikan gazetesinin belirttiği gibi, Castro’nun isyancıları iktidarı ele geçirdikten kısa bir süre sonra, bu adamların vahşi doğada bir gerilla savaşı verirken sakallarını uzatmaktan başka seçenekleri yoktu. Batista'nın ordusu onlardan “Sakallı” anlamına gelen “Barbudos” olarak söz etti ve sakalın kendisi o dönemin Batista Küba’sında vurulmanız için yeterliydi.

14 Ocak 2022 Cuma

Nâzım vesilesiyle

aya gidilecek / daha da ötelere, / teleskopların bile görmediği yere. / ama bizim dünyada ne zaman kimse aç
/ kalmayacak, / korkmayacak kimse kimseden, / emretmeyecek kimse kimseye, / yermeyecek kimse kimseyi, / umudunu çalmayacak kimse kimsenin? / işte ben komünistim bu soruya karşılık / verdiğim için.

Nâzım büyük bir öğretmen. Burjuvazi dershane olarak Nâzım'a hapishaneyi sunmuş, çünkü Nâzım burjuvazinin öğrencisi değil. Nâzım büyük bir şair olduğu için; hasmını öldüren Balaban'ı ressam yapıyor, Orhan Kemal'den yazar, Kemal Tahir'den romancı, Sabahattin Ali'den yazar çıkarıyor. Nâzım Hikmet işte böylelikle "köylü edebiyatı"nı devrimci yapıyor. Nâzım ne yemiş, ne içmiş ve nerede hangi kadınları sevmiş (...) piyasada meta bunlar, ticareti sevenlerin işi. Oysa kadını, kadın gibi sevmiş Nâzım, başka ne yapılabilir ki. Halbuki Nâzım'ın edebiyat görüşü, Nâzım'ın politikası; bunlar tartışmalarda yok. Nâzım kendi çağındaki sinsi, zalim ve kurnazlığı afişe ederken bizim çağımıza da uzanıyor. Nâzım örgütlüyor ve sesleniyor; "örgütsüzleri herkes sever" çağrısıyla yeniliyor bir kez daha. Aşk şiirlerini kavga şiirlerine, Kuvây-ı Milliye ve Bedrettin destanlarını tercih ederek değil, tümüne, tamamına sahip çıkıp, sarılarak. Muazzam bir şair değil, proletaryanın şairi olarak, Nâzım Hikmet hep bizimdir ve bizimle kalacak.

Bitirmek için uygun mu bilmiyorum ama bu ülkede sol hakkında atıp tutan, entelektüel lafazanlık yapıp konuşan geveze, sosyalist solu bilmiyorsa en azından gidip bir Nâzım okusun.

Nâzım ve eserleri, Türkiye devrim tarihi, bizim olan tarihimizdir. 

12 Aralık 2021 Pazar

Kara Panterler Partisi: "Bütün iktidar halka"

Zamanın kum saatinin öteki yanından baktığımızda, Kara Panter Partisi (Black Panther Party)’nin kökenin şaşırtıcı derecede sıradan bir olaya bağlı olduğunu görürüz, kötü bir devlet okulundan yeni mezun iki yoksul kolej öğrencisi, yeni şekillenen siyasal bilinçleri doğrultusunda bir çıkış yolu arayarak, kolejin ‘Siyah’ öğrenci grubuna katılmaya karar vermişlerdi.

Panterler kısa sürede en önemli ve en iyi bilinen siyah radikal örgütlerden biri haline geldi ve ABD'de ve tüm dünyada ilham kaynağı oldu. Elli beş yıl sonra, Panterler’in mirası, günümüzde tıpkı AntiFa benzeri siyah siyasi eylemin yeniden canlanması ve Atlantik'in her iki tarafında Siyah Hayat Önemlidir (Black Lives Matter)’in yükselişi göz önüne alındığında önemlidir. Panterler büyük ölçüde silahlı gösterileri ve devrimci söylemleriyle hatırlanıyor; ancak partinin gerçek mirası, onları tanımlayan tabandaki topluluk aktivizmidir.

22 Ağustos 2021 Pazar

Fidel, Che ve Rolex

Zamanın biçimsizliği, zaman diliminin belirsizliği bana göre bir kaostur. Bunu deneyimleyenlerdenim. İçeriyi, tutsaklıkları anımsıyorum, saatin kaç olduğu önemli değildir gibi görünür tutsaklıklar da ama öyle değildir. Tarihi bilir, ay’lar üzerinden tahminler yürütürsün. Ya saat?!

Yeraltında bekar bir evde geçen günlerimi de anımsıyorum. Boş bir oda da gece yarısı saat tiktakları ne kadar rahatsız ediciyse tiktakların olmayışı da o kadar bir boşluktur.

İçeride bir görüş gününde ziyaretçilerimden ilk taleplerim arasında yastık, çatal, kaşık gibi şeylerin yanında mutlak bir kol saati olmuştu. "Markası"nı da anımsıyorum; Casio. Lavaboda her el yıkama ya da havanın nemli olması durumunda camı buharlaşır, işlevini yitirirdi. Sonuçta Casio'da bir markaydı. 

12 Nisan 2021 Pazartesi

Führer’in bayrağı

Halkın karizmatik liderlere yoğun özlemi propagandanın kullanımı için verimli bir alan oluşturur. Adolf Hitler'de bunu yaptı.

Hitler çoktan gelecekteki hayatının çizgilerini oluşturacak karakter özelliklerini göstermişti. Sıradan insan ilişkilerinde başarısızdı, özellikle Yahudilere karşı toleranssızdı ve kin duyuyordu ve fantezi bir hayat yaşamaya hazırdı. Semitizm yüzünden mükemmel, baş döndürücü, cezp edici, kozmopolit Viyana’dan tiksinmeyi öğrendi. Onun asıl sevdiği daha homojen olan yer Münih idi. Mayıs 1912’de Münih’e gitti ve 1913’ten itibaren Münih artık onun gerçek evi oldu.

23 Mart 2021 Salı

Stalin’in günahı

Stalin’in doğum gününde en karanlık Gulaglardan, mahpusların ona tebrik telgrafları göndereceğini düşünün: Auschwitz’den bir Yahudi’nin Hitler’e böyle bir telgraf göndermesini düşünebiliyor musunuz? 

Tahayyül edilemez, liberal entelektüeller bilmişliğini de zorlamasın zaten. Bu tatsız bir farktır ama Stalin hükmü altında egemen ideolojinin önder ve tebaasının -tarihsel aklın- hizmetçileri olarak birlikteliğine ilişkin bir mekan varsayımı iddiasını destekler. Stalin’in önderliğinde herkes teorik olarak eşitti. 

Hitler, Nazi selamına “Heil Hitler” elini kaldırarak ve “Var olayım” (Heil myself) diyerek yanıt verir. Tarih böyle diyor. Komünistlerse faşizm ve halk düşmanları yok olsun der. Faşizm buyken; Stalin ise alkışların arasında diğerlerine karıştığında etkili biçimde önce halkın kendisini selamlamıştır.