Davos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Davos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2009 Perşembe

Loud Noise!

Tayyip Erdoğan Davos’u terk etmişşş. Pek güzel!

“Flaş” ve “Acil” kodlarıyla giriyorum bende bu yazıyı bloga.

Neden mi Erdoğan, Peres'e "Siz yaşlısınız ama sesiniz gür çıkıyor. Bu ses suçluluk psikolojisi yüzünden gür çıkıyor. Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz" dedi diye.

Şu Arapları düşünüyorum da, açıkçası sevmiyorum da ama her zamanki gibi ikiyüzlü tavırlarıyla haklıdır demişler Türkçesiyle biraz gaz vermişler yani Erdoğan Davos’u terk ederken! Way way!
.
Onların ve bizim satılık kalemşorların üst üste yorumlarının üzerine manşetleri de tahmin ediyorum; “Aslan başbakan”, “Helal be”, “Tayyip haklı bence”, “Erkekçe duruş”, “Başbakan zirveye çıktı”, “Onlar nasıl ayaklarını üst üste atıp oturuyorsa, bizim başbakanda öyle ayaküstüne attı ve Peres’in ağzına etti”, “Davos’ta bir Kasımpaşalı”, “Başbakan sayesinde, Türkiye artık delikanlı ve yıldızı yükselen bir ülke”, “Davos Fatihi”, "Cesur yürekli başbakan."

Başbakan Peres’i eleştirirken Tevrat’tan örnekler vermiş ve demiş ki: “Öldürmeyeceksin!”

Bundan sonra anlaşılıyor ki, Erdoğan konuşmaya başlayınca bizlerde ellerimizde Kur’an’a bakmalıyız: “Ne demek istedi, ne diyor” diye. Çünkü karşımızda HAMAS’la, Filistin gerçeğini karıştıran biri var. Hem de en az İsrail kadar aymazca. Özetle Filistin halkının “Haklı” mücadelesini HAMAS’a indirgeyen bir başbakan ve HAMAS’ın sözcülüğünü yapan biri konuştu Davos’da!...

Bunun üzerine HAMAS’ta bir açıklama yapar’mış ilişkiler Türkiye’yle iyicee kökleşsin diye tıpkı kendileri gibi, “Biz AKP’nin bundan sonra silahlı kanadıyız!”

İşin ilginç tarafı, Erdoğan verip veriştirirken Konya’da eğitim gören İsrailli pilotları ve Türkiye üzerinde eğitim amaçlı uçan İsrail uçaklarını unutmuş olmalı. Ya da HAMAS’ın bazı dengesizlikleri yüzünden İsrail’in Filistin’e uygulamış olduğu onca “Vahşet”ine ve ölen binlerce mazlumun başına bombalar yağarken ses çıkarmayan başbakan, sanki birazda planlı bir tepki göstermiş gibi. Bunların hepsi kurgu olabilir mi? Ya da benim komplo teorilerim mi? Evet, ama ne olursa olsun samimi durmayan bu açıklamayı ciddiye almalı mıyız? Uzun yıllardır bu topraklarda, bir cephe oluşturmuş olan yerli ve yabancı işbirlikçilerin olmasındandır belki de, bilemiyorum. Çünkü bu sisteme güvenmiyorum ve söylediği hiç bir şeye de inanmıyorum belki de, bundandır. Kaldı ki, bu çıkış da diplomatik değil. O yüzden “Sevsinler senin muhalifliğini” diyesi geliyor insanın.
.
Sevsinler senin muhalifliğini!
.
Şimdi bir fotoğraf çekelim! İsrail'in Gazze katliamına sessiz kalmayıp, İsrail büyükelçilerini ülkesinden çıkartan Chavez, Castro ve Morales'in yanına koyunca Erdoğan’ı sırıtıyor ve biraz da samimi gelmiyor bütün bu olup bitenler hazır seçimlerde yaklaşırken, Gazze katliamına tepkiler tabanından ayyuka çıkınca, yatırım yapacak seçmene.
.
Tutar mı? Bence tutar!
.
Burası Türkiye ve sorgulamayan ayakları da, beyni de yere değmeyen birçok insan var.
.
Neden olmasın!
.
Neyse başbakanı tutabilene aşk olsun, ha bu arada (bugün 30 Ocak) bu yazıyı yazdığım sıra başbakan (gece 01.30’da) Türkiye’de olacakmış, karşılamaya binler gidecekmiş.

Filistin'de HAMAS'ı, Türkiye'de seni!
.
Yürü be Erdoğan, kim tutar sizi!

28 Ocak 2009 Çarşamba

Davos’ta günahkarlar çözüm arıyor

Davos, bir “ekonomik forum” olarak öne çıkıyor ama Davos’ta sadece ekonomi konuşulmuyor. Terinse, Davos’ta dünyanın barış ve savaşla ilgili sorunlardan bölgesel krizlere kadar her konu gündeme getiriliyor ve kapitalizmin ağa babalarının çıkarlarına göre bu sorunlara çözümler tartışılıyor. Bu çözüm çabalarına da “Davos ruhu” deniyor.

Çünkü Davos, kapitalizmin en rafine temsilcilerinin buluşup, 5 gün boyunca “beyin fırtınaları”ndan “sipesifik çözümler”e kadar sorunları çok yönlü tartışmalar içinde ele aldığı; aynı zamanda kapitalizmin en militan savunucularının, en rafine sözcülerinin fikir ve deney alışverişinde bulunduğu bir forum. Bu yüzden, adı “ekonomik forum” olsa da; gerçekte, dünya kapitalizminin ve kapitalist dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların en üst düzeyde, en su katılmamış kapitalist çıkarlar açısından ele alındığı bir mekanizma. Davos, 40 yıldan beri düzenlenen bir forum ama Davos’a önem kazandıran, küreselleşmenin dünya gündeminde öne çıkması oldu. Türkiye’de de Davos, Turgut Özal’la öne çıkan bir konu oldu. Ve özelleştirmeler, Türkiye’nin dünya kapitalizmine entegrasyonda adımlar atmaya başlamasıyla Davos, küreselleşmecilerin, kapitalizmin yandaşı ideologların ve propagandacıların Kabe’sine de dönüştü!