19 Ekim 2020 Pazartesi
17 Ekim 2020 Cumartesi
Bir fotoğrafın hikayesi
![]() |
Kübalı
fotoğrafçı Alberto Korda, Che'nin 5 Mart 1960’da çektiği
portresi hakkında verdiği birçok röportajda, Che’yi “encabronado y doliente”
(öfkeli ve acılı) olarak betimlemiştir. |
Fotoğrafçı Alberto Korda orada,
etrafta dolaşan tüm önemli insanları fotoğraflamaya
çalışıyor. Görünürlülüğünü düşük tutan Guevara, etrafındakilerden
gizlenmiş gibi uzakta, ancak aniden bir boşluk belirdi ve Korda, Che’yi fark
edince birkaç hızlı fotoğraf çekmeyi başarıyordu. Korda’nın çektiği bu
fotoğraf, tam 7 yıl sonra bütün dünyada
ikonik bir görüntüye dönüşecek bir fotoğraf oluyordu.
29 Temmuz 2020 Çarşamba
Diktatörlük ne işe yarar?
Çok konuşurlar, karşılarındaki kişi veya grubun ne
düşündüğünün, ne söylediğinin bir önemi yoktur, bu nedenle dinlemeyi pek
sevmez, dinlemezler. En çok da, kendilerine sadık kalabalık halk kitleleri
önünde konuşmayı severler. Kullandıkları dil ve yaptıkları vurgulamalar ile
kitleleri coşturmayı iyi bilirler. Konuşmanın içeriğinin ise pek bir önemi
yoktur, söz konusu olan, gaz ve toz bulutundan ibarettir zaten.
Genelde yüksek sesle; din ve milliyetçilik üzerine bir şeyler mutlaka dinleyicisini öfkelendirecek şeyleri avazları çıktığı kadar bağırır, inanmadıkları şeylerin doğruluğuna bakmadan bağırırlar. Kendi yalanlarına kendileri de inanır, karşısındakini de daha çok inandırırlar.
Devam edelim.
17 Nisan 2020 Cuma
Tüm geleneksel devrimci şemaların dışında bir hareket: Kızıl Ordu Fraksiyonu
RAF, örnek eylemlerle sınıf mücadelesinde liderlik rolünü üstlenmek istediğini iddia ederek, kendi kendini "devrimci avangart" ilan etti. İyi bilinir ki RAF örgütsel olarak, pratik olarak, kavramsal olarak komünist bir partinin adına layık bir parçasıydı.
Berlin, Vietnam'daki savaşa karşı uluslararası protesto gününden, 1968.
1960'ların ikinci yarısında Amerika, Japonya, Fransa ve Batı Avrupa'da büyük öğrenci hareketleri dalgası ortaya çıktı. Bu hareketler sanayi toplumunu ve her tür tahakküm biçimini radikal bir biçimde sorguladılar. Bu hareketlerin ardından ortaya çıkan gerilla grupları ise, 19. yüzyıl sonu anarşistlerini çağrıştıran pratikleriyle tüm "geleneksel" devrimci şemaları bir kenara ittiler.
60'ların ortalarında her
yerde olduğu gibi Almanya'da da öğrenci ve proleter gençliğin mücadele
hareketleri gelişti. Aralık 1966'da, savaş sonrası dönemin yeniden
inşasını izleyen büyük ekonomik patlama (1967'de tam bir durgunluk olacak)
'Alman ekonomik mucizesi'nin sonunun başlangıcı olarak değerlendirilir.
İki ana burjuva siyasi
partisi (SPD'nin Sosyal Demokratları ve parlamentodaki koltukların % 90'ını
oluşturan CDU ve CSU'nun Hıristiyan Demokratları), siyasi hayatı tamamen
kilitleyen 'büyük koalisyonu' oluşturur. Böylelikle Rudi Dutschke liderliğindeki Sosyalist Alman Öğrenci Birliği (SDS)'nin sosyalist öğrencilerinin protestosundan Parlamento Dışı Muhalefet (APO) ortaya çıkar. Ve ABD'nin
Vietnam'daki emperyalist savaşına karşı kitlesel seferberlikler giderek artar.
30 Ocak 2020 Perşembe
Ser, sır, Kaypakkaya
O'nu yalnızca işkencede “Ser verip, sır vermemenin” timsali olarak göremeyiz. O’nu yalnızca bu yanıyla anmak hata olacaktır. O’nun 3,5 ay süren en ağır işkenceler de direnmeye iten savunmuş olduğu ML düşünceler ve düşmana karşı her koşulda milyonları temsil etme düşüdür. TC devletince düşünceleri çok tehlikeli görülmesi nedeniyle 18 Mayıs 1973 yılında Diyarbakır işkence hanelerinde parça parça yaparak bedenini kurşunlayarak katletti faşist diktatörlük O’nu.
30 Aralık 2019 Pazartesi
Antifa’nın kayıp tarihi
“İlk tepkimiz hiçbir zaman şiddet değildir ama şiddet, siyaset çantamızdaki aletlerden biridir.” (Antifaschistische Aktion)
❱ Devamı: Antifa’nın kayıp tarihi - 2
Antifa kelimesinin kökenleri belki çoğu okuyucu için karanlık olabilir fakat hareketin kısa
ama ilham verici siyasi mirası neredeyse hem Soğuk Savaş dönemi
Alman devletleri için rahatsızlık nedeniydi hem de okullarda ve ana akım
tarihleri içerisinde göz ardı edildi. Almanya'da bile, çok az kişi Antifaschistische
Aktion terimini getiren popüler anti-faşist direniş biçimleri (son dönemler hariç) hakkında
çok şey de bilmiyor. Bugün onun mirası neredeyse (geçmişte) tamamen sola doğru
yönelip kaybolsa da Faşizm Karşıtı Eylem -militan sokak aktivizmi için kısa yol; genellikle
Antifa olarak kısaltılır ve bilinir- 1980’lerin sonlarında, özellikle 1990’da Almanya’nın
birleşmesinden sonra artan ve aşırı sağcı aşırılığın yükselişine karşı mücadeleye adanmış yerel radikal sol grupların bir ağı, politik yelpazenin diğer ucundan bir tepki olarak ortaya
çıktı.
1930'lı yıllarda silahlı kanadı yasaklanan eylemin kendisi, Anti-Faşist Eylem de 1933'te yasaklandı, bazı grupları 1945'e kadar yeraltında hayatta kaldılar, orijinali de dahil olmak üzere çeşitli isimler altında yeniden ortaya çıktılar, ancak kısa bir süre sonra yine ortadan kayboldular.
Elbette 1932'ler hariç...
1930'lı yıllarda silahlı kanadı yasaklanan eylemin kendisi, Anti-Faşist Eylem de 1933'te yasaklandı, bazı grupları 1945'e kadar yeraltında hayatta kaldılar, orijinali de dahil olmak üzere çeşitli isimler altında yeniden ortaya çıktılar, ancak kısa bir süre sonra yine ortadan kayboldular.
Antifa’nın kayıp tarihi - 2
![]() |
| Antifa'nın Engelmann Arena'da düzenlediği anti-faşist miting, 1932. |
Hitler Almanya'sı 1945'in sonlarında ve 1946'nın başları
çöktükten sonra Antifalar yaklaşık dört yıl boyunca Alman siyasi sahnesinden
kaybolacaktı. Çoğu insanın terimi ilişkilendirdiği modern Antifa, adını
aldığı hareketle pratik bir tarihsel bağlantıya sahip değildi, bunun yerine
Batı Almanya'nın 1980’lerde gecekondu sahnesinin ve otonomist hareketin bir
ürünü olarak gelişti. 1968'in kendine özgü bir büyümesi olan İtalyan direnişi
(Ulusal Faşist Parti'ye karşı partizanlar ele alındığında) anti-faşist
mevzilenmede meslektaşlarından daha endüstriyel işçi sınıfına
yönelmişti. İlk Antifa, on binlerce aktif üyeyi temsil eden ve bazı Batı
Alman metropollerinde tüm şehir bloklarını işgal edebilen otonomist bir
hareketle Ulusal Demokrat Parti (NPD) gibi aşırı sağ gruplara karşı
örgütlenmek için platformlar olarak işlev gördü.
En aşırı faşist sağ, 1990'ların
başlarında çeşitli doğu yerlerinde sığınmacılara yönelik şok edici saldırılarla
ifade edilen Berlin Duvarı'nın yıkılıp, Almanya'nın yeniden birleşmesinin ardından yeniden inşa edilmeye
başladıkça, Antifa giderek kendi başına bir hareket haline geldi Antifaschistische
Aktion ve Bundesweite Organizasyonu olarak.
Genç aktivistlerin
daha geniş bir sosyalist ve politik sola ayrılmalarından ziyade, büyük
şehirlerin dışındaki Antifalar genellikle şehirdeki tek politik oyun ve kendi
moda stilleri, müzik sahneleri ve argo ile karşı-kültürel bir alan işlevi görüyor, daha geniş bir toplumda köklü bir kitle hareketinin bir bileşeni
olmaktan çok 2001 yılında Antifaschistische Aktion ve Bundesweite Organizasyonu bölünmesinden sonra, Antifalar yerel ve
bölgesel şekilde aşırı sağ gösterilere ve toplantılarına karşı çıkan anti-faşist
ağları olarak çalışmaya; 1970’ler ve 1990’lar arasında inşa
edilen çözülme ve altyapı kalıntılarıyla, radikal sol için önemli örgütlenme ve
sosyalleşme alanları olarak hizmet etmeye devam etti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








