16 Mayıs 2008 Cuma

İçi öfkeyle dolan bütün insanlara

Che’nin yüzünün her yerde karşımıza çıkmasının nedeni, yalnız yüzünün değil, uğruna savaşıp hayatını verdiği ideallerin de şimdi her zamankinden daha “moda” olmasında yatıyor. Bu yüzden “Enternasyonalizmin” daha çarpıcı bir sembolünü hayal etmek çok güç, peki ya Kaypakkaya?

Kızıldere’de Mahir Çayanları öldürmenin kılıfı askeri operasyonlardır. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın öldürülmesinin kılıfı Mahkeme ve Büyük Millet Meclisi heyetlerinin yasaya dayanan idam açgözlülüğüdür. İbrahim Kaypakkaya’nın öldürülmesi ise doğrudan ve de çıplaktır. Çünkü Türkiye’nin başına bela olabilecek bir önder daha baştan katledilmeliydi. İşte Kaypakkaya işkencede katledilmesi bununla bağlıdır. Sinan Cemgillerin öldürülmesi de dâhil, bu öldürmelerin (katletmelerin) hepsi devrimci harekete karşı yapılmıştır. Tür olarak ilktir. “Liderleşeni yok et” ve halka “İbret olsun” diyen aynı zincirin halkalarıdır.

Gerçekten de Kaypakkaya'nın yaşadığı dünya kadar, günümüzdekinden farklı bir dünyayı hayal etmek zordur. Dünyada dengelerin değişim gösterdiği, devrim rüzgârlarının estiği bir süreç… Ve gençliğin baş kaldırışı aynı zamanda umutların ve ütopyaların da dönemidir bu. Ama düşleri gerçekçidir. Che gibi romantik bir maceracı değildir belki, ama O’na yönelmek içgüdüseldir tıpkı Demirci Kawa gibi bir Alman komünistle aynı anlamda Spartaküs’dür de O!… Ve on üçüncü yüzyılda Bedreddin gibi bir isyanda, bir eylemdedir, Marksist bir Saint-Just ve yıkıcılığının kor yığınını alevlendiren yeryüzünün lanetlilerinin baldırı çıplakların Cid Campeador’udur.

Özetle, emperyalist vahşete başkaldıran, eşit ve bugün için adil bir dünya için taze umutlar dile getiren yeni bir neslin isyan kıpırtısının bir işareti olarak bakmak da mümkündür Kaypakkaya’ya! Umarım bugünün genç insanları da, benim tıpkı Che’de gördüğüm o çok nadir özelliği görebiliyorlardır, Kaypakkaya’da. Sosyal değişimi yalnız teoride bırakmayıp hayata geçiren tükenmez bir ilham kaynağı.

Che Guevara, “Eğer her haksızlık karşısında öfkeyle ürperiyorsan, yoldaşımsın” demiştir. Evet! Che bugün birçok kişiye yoldaşlık ediyor, çünkü içi böyle bir öfkeyle dolan çok insan var. Faşizmin uyguladıklarından içiniz ürperiyorsa Kaypakkaya’ya da bakın. Tıpkı Che’ye bakar gibi.

Hiç yorum yok: