26 Eylül 2019 Perşembe

Grup Yorum’a özgürlük


12 Eylül dönemine tepki olarak 85'te üniversiteliler tarafından kurulan devrimci protest müzik grubu. Binlerce şarkıya imzasını atan grubun üyeleri şimdiye kadar yüzlerce kez gözaltına alındı. Verdiği konserler halen yasaklanıyor, yasak tebliğini zırhlı araçlar getiriyor. Yıl 2019; müziklerini yapmak için açlık grevindeler. İllegal bir örgütün mensubuymuşlar. Grup Yorum, legal/illegal bütün sol fraksiyonların kızıl fularlı önderliğidir. 
Grup Yorum’a özgürlük!

6 Ağustos 2019 Salı

#freeDemirtas

"Kalabalıklar en çok kralın devrilme hikayesini izlemeyi sever. O yüzden de kimse durdurmaz kralı. Nefeslerini tutup izlerler..." (Oscar Wilde)

24 Ocak 2019 Perşembe

Maduro'ya rağmen Venezuela'yı savunmak

Venezuela'da yaşanan son olaylarla birlikte Ulusal Meclis Başkanı 
Juan Guaido (bu arada Guaido’nun George Washington Üniversitesi'nde okurken CIA tarafından devşirildiği daha sonra 2007’de ABD vatandaşı olduğu ortaya çıktı) kendini devlet başkanı ilan ederken, Trump'ta Guadio'yu geçici devlet başkanı olarak tanıdığını açıkladı. 

Orduyu “şimdilik” yanında tutan Maduro ise Amerika Birleşik Devletleri ile tüm diplomatik ilişkilerini kesti, diplomatların ülkeden çıkışı için 72 saat süre verdi ve geri adım atmadı. Amerikancı darbe girişimine karşı, Venezuela'da Bolivarcı devrimin koruyucusu olan Ulusal Milisler sokağa indi. Venezuela’da halk, ABD’nin başını çektiği illegal girişimi protesto etmek için “Yankee go home” etkinliği başlatmış durumda.

Venezuela’daki girişim ise Erdoğan'ın Hitler’in Nazi Almanya’sını aratmayan Reichstag yangınını hatırlattıran provokasyonel darbe kalkışması adlı 15 Temmuz girişimi gibi değil elbette. Amerikancı darbe bizimle yatağa girersen anti-emperyalistlik yapamazsın türünden gayet stratejik kafaya basma olayı. O yüzden Erdoğan’ı ilgilendiren bir olay yok burada. Rol çalmaya çalışanlar olursa şimdiden uyaralım.

8 Haziran 2018 Cuma

Proletaryanın şairi

"Nâzım’ın vatandaşlığı iade edilsin, 50 bin imza 500 bin oluyor" bir zamanlar İstanbul'un birçok yerinde bu afişler vardı. Kâğıttan gemi, uçak yaparsınız, ne bileyim; servet yaparsınız, kartvizit falan… Saymakla bitecek gibi değil, pek çok şey yaparsınız. Değil Nâzım gibi bir dünya şairini, herhangi bir insanı, kâğıtların üzerine bir şeyler karalayarak vatanından çıkarıp sonra tekrar alamazsın. İtibar Nâzım'a değil devlete.

1 Mayıs 2018 Salı

Yaşasın proletaryanın burjuvaziye karşı savaşı! Yaşasın 1 Mayıs!

Fotoğrafın önünde sol elini yumruk olarak kaldıran ve altı dilde 1 Mayıs çağrısıyla Lenin afişini tutan küçük kız çocuğunun adı Sanem. Okmeydanı varoşlarında oturan, dağılmış bir ailenin, Hürriyet ablanın kızıydı Sanem, şuan kaç yaşında bilmiyorum. Sanem’in “dağılmış” ailesi çok fakir, oturdukları evde çoğu zaman kuru bir ekmekle birlikte en temel insani ihtiyaçları bile yoktu, elektrikleri olmadığı için evlerindeki eski ve çoğunlukla içi boş buzdolabının da bir anlamı yoktu
o yüzden. Yavaş yavaş “Devlet iyilik yapmaz, devlet iyi olmak zorundadır” dediğim ve devleti yeni yeni kavradığımız dönemler. Hürriyet abla ve çocukları bizi o halleriyle hiçbir zaman yalnız bırakmadılar, biz de onları. Dönem saatlere ateşlerin açılmadığı, zamanın daha parçalanmadığı yıllar.

11 Aralık 2017 Pazartesi

"İsrail bir terör devletidir”

Kolaj: @_siche
Filistin coğrafyasında Siyonist İsrail devletinin katliamlarını ifşa etmek 'İsrail bir terör devletidir' demek gerici dinci akımlara kolay geliyor. Oysa pratikte emperyalistlerin oyuncağı olmuş AKP’nin hem İsrail politikaları hem de içeride kendisi gibi düşünmeyenlere uyguladığı baskı, zor ve şiddet ortadayken mesele meşru mücadeleyi yürütmeye gelince aralarında pekte bir farkın olmadığını görmek kaçınılmaz. Ödevimiz dini ritüellerle kuyrukçuluk yapmak değil, Filistin mücadelesinde öncülük edecek devrimci bir partiyi hem Filistin özelinde kitlelerin örgütlenmesi için hedef göstermek, yönlendirmek hem de Anadolu topraklarında yaratmak olmalıdır. 

9 Ekim 2017 Pazartesi

Öldüremediler gerillayı

Che, bütün isyanlarıyla geri geldi. Zaten o hiçbir yere gitmemişti ki...
O’nun emperyalizme karşı verdiği gerçek mücadele her yerde yinelendi ve devrimci, özgürlükçü örneği bizler için halen geçerli.

Che'nin ispatladığı bir gerçek bu, en yalın şekilde bizlere gösterdiği devrimcilik bir meslektir gerçekliği. Çünkü o doktor olup insanları iyileştirmekle uğraşacağına gerilla olup insanları iyileştirecek bir devrimci düzen kurmaya girişti. Ve kurduğu düzen o kadar başarılı oldu ki kendisini infaz eden katilini bile iyileştirdi! Kim bilir ilk başlarda annesi, babası belki hayıflanmıştır oğlunun doktorluk yerine devrimciliği seçmesine... Evet, Che aslında katili Mario Teran'ı çoktan affetti. Çünkü o basit ve kandırılmış bir askerdi. Che şu an kendini kandıran başkalarına bakıyor.

Doktorlara... Mühendislere... Avukatlara... Öğretmenlere... Askerlere... Savcılara… Başbakanlara… Cumhurbaşkanlarına bulundukları makamları insanlık için birer velinimet olduğunu düşünerek kendilerini kandıranlara. Çünkü kazanan Che oldu. Devrimci olmayan doktorların, avukatların, mühendislerin, öğretmenlerin, savcıların ülkeleri ve rejimleri insanlara eğitim, sağlık, adalet sunamıyor ama Che'nin ülkesi ve düzeni sunuyor. 

Che gülümsüyor, çünkü gerilla başardı! Mario Teran en fazla utanç içindedir. Ama utancın büyüğünü kandırılmışlar değil, kendilerini kandıranlar ve başkalarını kandırmaya (!) çalışanlar yaşamalıdır.

Öldüremediler gerillayı, çünkü Che'nin düşünceleri, gerilla mücadelesi, direnişi emperyalistlerin düşünemediği kadar yeni, güncel, güçlü ve 1967'den bugüne önderliğini sürdürüyor. Che aynı anda her yerde ve hiçbir yerde. Hepimizin gözlerinde, hepimizin yüreğinde ve yüzlerinde bir Che var, ‘Hasta la victoria, siempre’ diyen...
Che üzerine ilgili yazılar: