Bir insanın yaşamındaki kırılma noktalarını alt alta
yazarsanız, kişiliğinin röntgeni çıkar ortaya, biz o röntgeni böyle vermeye
karar verdik. Öyle ya her döneğin (dingil) kendini açıklayış biçimi (tarzı) farklıdır. O dönekler silsilesinin bir bölümünü veriyoruz.
Dönek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dönek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Şubat 2013 Çarşamba
Faşizm yalaka üretir
“Dingili kırık”, bir köylü deyimidir. Daha önce
söylenmemiş olsaydı, şu kolaj çalışmasındakiler için de söylenebilirdi. Çünkü hiçbir
ilkeleri yok, belki hayat boyunca da olmamıştır. İdeolojisiz yaşıyorlar daha
doğrusu, hep bir ağızdan reddediyorlar da. İdeolojisi olmayan mı vardır diye sorsak
“kem kümlerle” geçiştirirler. Oysa ideolojisi olmayan tek canlı türü: bir
hayvanlar, iki otlardır. Başlarındaki Tayyip kliği reddedince onlar koro
şeklinde inkar ediyorlar, yok sayıyorlar ama o yok saydıkları ve “bitti”
dedikleri ideolojilere de, saldırmaktan vaz geçmiyorlar. Elbette Amerikan emperyalizmine bağlılık dışında. Öyle garip bir
durumları var. Ne gam; kırık dingilin de bir ucu boyunduruğa bağlıdır ya,
kader çizgileri de oraya yani Pentegon’a, Beyaz Saray’daki oval ofislere bağlamışlar.
17 Haziran 2011 Cuma
Eğilenler…
Elime Akşam gazetesi her geçtiğinde mutlaka yazılarını takip ettiklerimden biriydi Oray Eğin, öyle ki twitter de twittlediğim kişilerden birisidir de aynı zamanda… Aslında bugün soL Haber Portalı’nda “Bir günde dönüverdi” başlıklı haberi görünce bundan birkaç gün önce (yani hemen 12 Haziran seçimlerinin ardından) Oray Eğin’in AKP’ye yaranmak adına twitlediği yazıları görünce kendisine artık “yarın ki yazının başlığı ne ‘oyumu AKP'ye mi verdim’ olacak?” diye yazarsın demiştim de doğru çıktı… soL’unda dediği gibi AKP’nin seçimlerden büyük bir üstünlükle çıkmasının ardından medyada da dönüşüm yaşanmaya da başlamıştır işte, en hızlılarıysa tahmin edilebileceği gibi Oray Eğin oldu. Ne diyelim artık ne blog listemde ne de twitlediklerim listesinde… Böylelerinin ne saçma sapan yazdıklarına ne de kişilik oyunlarını çekebilirim… Netice de ülkeyi yönetenler gibi tonlarcası sokaklarda - ekranlarda lümpence dolanıp duruyor... Ne fazlası var ne azı, olsa olsa bu da light lümpen olur.
Bu arada dönekler denince aklıma ister istemez 2006 yılında Kaynak Yayınları’ndan çıkmış olan Hasan Yalçın’ın “Dönekler” kitabı geliyor. Herkesin kitaplığında olması gereken bir yapıt, öyle ki alıp çevremde olan birkaç kişiye vermişliğim de vardır bu kitabı. Şimdiyse kitaplığımda tutuyorum… Sizde edinin, Oray Eğin’de edinsin derim. Özellikle de dizgininden boşanıp iktidara erketecilik yapacağına ve onun bunun personeli olacağına kim bilebilir, bu döneklik tipinden biraz tiksinir, ne dersiniz?
Bu arada dönekler denince aklıma ister istemez 2006 yılında Kaynak Yayınları’ndan çıkmış olan Hasan Yalçın’ın “Dönekler” kitabı geliyor. Herkesin kitaplığında olması gereken bir yapıt, öyle ki alıp çevremde olan birkaç kişiye vermişliğim de vardır bu kitabı. Şimdiyse kitaplığımda tutuyorum… Sizde edinin, Oray Eğin’de edinsin derim. Özellikle de dizgininden boşanıp iktidara erketecilik yapacağına ve onun bunun personeli olacağına kim bilebilir, bu döneklik tipinden biraz tiksinir, ne dersiniz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

