24 Aralık 2011 Cumartesi

Unutturulmak istenenlere dair...

Kahramanmaraş Katliamı’nda aciz kalan Ecevit hükümeti sıkıyönetim ilan etmişti. Demirel, “Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz” derken Türkeş, “İktidar yarından da yakın” diyordu.

Bugünse iktidar da AKP var. Sivas Katliamı’nın anması AKP eliyle yasaklandı. Düşünün acılarınızı anmak bile yasak. Buna da ‘ileri demokrasi’ diyorlar.

Bugün Maraş Katliamı’nın 33. yıldönümünde ise AKP’nin ‘ileri demokrasi’si on yıldır bütün hızıyla devam ediyor. Dün Maraş olayında ortaya çıkmayan asker, bugün anmaya AKP’nin ordusu konumunda dipçikleriyle katılabiliyor. Buna da demokrasi diyorlar.

Oysa tıpkı 1993’te Sivas’ta gerçekleşen dinci katliam gibi, Kahramanmaraş Katliamı’da bağrında binlerce öykü barındırıyor. Dindir, milliyetçiliktir, gericiliktir, cehalettir. Bütün duygularıyla, aymazlıklarıyla oynanarak bir anda caniye dönüştürülen kurban, bir Alevi öldürmek karşılığı vaat edilen beş hacılık mertebesini ahirete kadar bekleyecektir, ama hayat gerçektir, ter içinde, Temmuz ayında, kışlık soğan satacaktır, bütün yoksulluğuyla. Cehennemin dibine kadar yeri var: dininizin, milliyetçiliğinizin, gericiliğinizin, demokrasinizin ve cehaletinizin.

Düşünün ‘Unutmayacağız’, ‘unutturmayacağız’ sözünden bile rahatsız olan gerici bir güruh var. Bilin: Bu insanlık suçunu unutturamazsınız.

Bilsinler: Kırmızıçizgilerinizi ihlal etmeye devam edecek birileri... Tıpkı hayatı ihlal edenler gibi.

Hiç yorum yok: