20 Ekim 2011 Perşembe

Popüler irade ya da mutlu musun %50¿

Toplumsal olaylarda ne yazık ki fizik kuralları geçerli olmuyor. Özelikle de Tayyip beyin o Amerikalı başkanın karşısında “senin altında kalmam” deyip bacaklarını aşağılayıcı bir şekilde uzatıp ayak-ayaküstüne atışları. Ne iğrenç bir histeridir bu, ne aşağılık bir bilinçtir, senden eksik değilim nidaları. Kabul edersiniz ya da etmezsiniz olanı söylemekteyim, Tayyip Erdoğan bugün – şuan – şu saat – şu dakika itibariyle kendini kanıtlamıştır artık.

Bu saatten sonra ne Hrant Dink’i katledenlere karşı, sözde o karşıt süslü sözleri, ne de Kürtler üzerinden Ahmet Kaya’dan dem vuran kimyasal boyalı sözleri kandırabilir toplumu(!) Kandırılıyorsa da zaten sorunludur o halk kitleleri. Ya da aptaldır…

Bir hırsızın suçüstü bir olaydan dolayı yakalanıp, hırsızlığını kabul etmesini kabul etmek saf dillik olur ya, aynen öyledir bu durumda.

O yüzden… Tayyip Erdoğan bu ülkede var olan bütün değerlerin hırsızıdır… Özetle Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu topraklar üzerinde ki en güçlü en köleci siyasi ruhudur…

Şimdi söylenecek bir tek söz vardır. 'Kan pazarlığına karşı sözümüz halkların kardeşliği!'dir vesselam...

Tanıyın!
Not: Kürt sorununun çözümü ne TC’nin inkârcı politikalarından ne de Marksizm’in aşağısında siyaset yürüten Abdullah Öcalan’ın kişisel duygularından geçiyor. Eşit ve özgür Türkiye’nin kurulması Kürt halkın özgürleşmesi, Türkiye’nin gerçek ve tam bağımsız demokratik bir ülke olmasından geçiyor.

Hiç yorum yok: