22 Ekim 2011 Cumartesi

Köpekleşmek…

Saddam’ı yıllarca besleyen Amerikalılardı, daha sonrada demokrasiyi inşa edip, Iraklıları özgürleştireceğiz palavrasıyla Irak’ı işgal edip Saddam’ı asan da. Bu örnek özellikle Afganistan söz konusu olunca ve oraya bakıldığında daha net görülüyor. Bu WebBlog’da yazdığım her yazıda Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’ne vurgu yaptım, sitenin genelinde de var zaten. O yüzden bir kez daha bu konulara değinmeyeceğim Ortadoğu’da neler olup bitiğine. Her şey açık zaten, Amerika kendi emperyal politikaları çerçevesinde Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek için, yönetim biçimine karar veriyor, kişileri belirliyor ve o coğrafyada belki de yüz yıllarca sürecek bir hegemonya oluşturuyor.

Sırada malum Suriye ve İran var, elbette Türkiye’de Tayyip Erdoğan bu işin hamiliğini üstlenmiş durumda, ‘Komşularla sıfır sorun’ parametresinin gittiği hata bir bakın, Türkiye nerede?

Tayyip Erdoğan kime ve hangi politikalara hizmet ediyor?

2003′ten beri Irak’ta yüz binlerce Müslüman katledildi, hem de Adana’dan kalkan Amerikan uçaklarının attığı bombalarla, sesi mi çıktı bunların? Çıkmadı, çıkamazda! Bahreyn ve Yemen’de de aynı acımasızlıkta muhalifler öldürülüyor, sesleri çıkıyor mu? Aksine Amerikalılarla aynı paralelde açıklamalar yapıyorlar ve Kürecik’te füze kalkanlarını inşa ediyorlar.

Öyle ki PKK’nin Hakkâri – Çukurca saldırısını bile bu şekilde kullanmaya başladı burjuva medya Erdoğan’ın gazete patronlarına verdiği davetten sonra.

PKK’ye destek İran ve Suriye üzerinden geliyormuş. Gazetelerini açıp bir bakın daha düne kadar küfür ettikleri TSK, bugün kahraman konumunda…

Suriye’de Esad ve katledilmeden önce Libya’da Kaddafi karşıtlarına silah Türkiye üzerinden gidiyordu elbette buna parada dâhil.
***
Muammer Kaddafi’nin öldürülmesiyle ilgili çok şeyler yazılıp çizildi, daha da yazılacak. Evet, bir diktatördü ve çok önceden gitmesi gerekiyordu ama böyle ve bu şekilde değil. Fakat şu da bir gerçek ki emperyalistlerle işbirliği yapmadı ve direndi. Peki, istese işbirliği yapamaz mıydı(?) bence pekâlâ bir şekilde hem de en alasını yapabilirdi. Fakat bunu tercih etmedi, etmedi ama hunharca linç edilerek öldürüldü. Kaddafi öldürülmeden önce ve dayak yerken “yüzüme vurmayın, yüze vurmak haramdır” diyor. Bu adam haramin ne olduğunu biliyor en azından bizimkiler gibi değil. Zaten başından itibaren söylediği gibi “ülkemden gitmem gerekirse, şehit olurum” demişti ya inanlar için tamda öyle oldu diyebiliriz.

Örneğin Kaddafi’nin linç edilerek öldürülmesinin ardından, katliamcılar cesedin önünde poz verirken ve kimileri ise zafer çığlıkları atarken. En “gerçek” ve bir o kadar da çirkin tepkiyi CSB televizyonunda ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton veriyor. “Gittik, gördük ve o öldü” diyerek “şaka” yapıyor ve kahkahalar atıyor. Bundandır ki Clinton gibi, kıkırdayarak, linç edebiyatından beslenenlerin demokrasi anlayışıdır işte bu.

Emperyalistlerin bir ülkeyi özgürleştirdiği tarih boyunca görülmemiştir, görülmeyecekte. Emperyalizme güvenerek eski sahiplerinden kurtulmaya çalışan şu Müslümanların Ortadoğu’daki barbarlığına bakın hele, ülkelerinin doğal kaynakları talan edilirken, onlar tekbir getirip, eski sahiplerinden kurtulmanın çılgınlığıyla yeni sahiplerine sesleniyorlar: Allah-u Ekber diye!

O yüzden video linki vereceğim o görüntülerde bir köpekleşmeyi görüyor olacaksınız. Bu insanlık dışı ve köpekleşmenin tavan yaptığı görüntüleri buraya verebilirdim ama bunun bir parçası olmamak adına bunu yapmak istemiyorum, bundan dolayı meraklısı ve izlemek isteyenler şuradan girip izleyebilirler.
***
Bu sebeple Davutoğlu’da dâhil Tayyip Erdoğan’ın bundan böyle Ortadoğu üzerine sarf ettiği her kelimeyi, attığı her adımı, açıkladığı her beyanatı mezkûr kanlı istilanın geri sayımı olarak not edeceğiz.
Not: KöZ Gazetesi’nin Kaddafi’nin günahı neydi? başlıklı yazısı.
Not 2: Bu arada burjuva ve iliştirilmiş yazılı & görsel medyamız bunlarla meşgulken hükümet fırsattan istifade neler yaptı biliyor musunuz?
1- Deniz Fenerindeki tüm tutuklular sessizce serbest bırakıldı.
2- Tüm Hizbullah tutukluları serbest artık, hepsini bıraktılar.
3- Kredi faizlerini son 5 yılın en üst seviyesine çektiler.
4- Memuru yapılan mesai zammı 10 kuruşa çekildi.
5- Öğrenci harçlarına yapılan zam son 10 yılın en yüksek seviyesiyle yasalaştı.
6- Tam 7 kalem eşyaya yüzde 14 – 17 arasında zam yapıldı.
7- Kaddafi’nin yakalanıp linç edilmesinden dolayı Libyalı muhaliflere daha önce gönderdikleri 300 milyon doların yanında 80 milyon dolar daha yardım gönderildi.
8- Deniz Feneri’nin eski savcılarına (tutuklamaları yapan) soruşturma açılması netleştirildi.
Ve bunlar bilinenler peki ya bilinmeyenler?
İyi uykular.

1 yorum:

Devrimci Halkın Birliği dedi ki...

Bkz: Bizim dolarlar şeriatçılara gitti başlıklı haber...

http://halkin-birligi.blogspot.com/2011/10/bizim-dolarlar-seriatclara-gitti.html