21 Aralık 2010 Salı

Zorbalık…

Alıştık…

(Başbakan) –bi’türlü böyle birine neden başbakan deniri düşünüyorum ve bu kelimeyi özellikle de Erdoğan söz konusu olduğu içinde benzerlerine kullanmama taraftarıyım– Erdoğan konuşmalarının vandalıklarından, saldırganlıklarından, keyfi biçimde konuşmalarından ve böbürlenmesinden gına geldi.

Örneğin üniversite gençliğinin ‘Kolektif’ (bu kelimeyi çok seviyorum) bir şekilde yumurtalı eylemlerinden sonra özellikle de hem kendi zihniyetine hem de dilliyetine uygun basın ve hükümet çevrelerinin meseleyi bir şekilde getirip, Erdoğan’ın süreklileşmiş suikast tehlikesi ile karşı karşıya kaldığından dem vurup, “Bugün slogan atan, yarın yumurta atar, öbür gün taş, son gün kurşun”a bağlayıp işin içinden çıkmaları gerçekten içler acısı durumu özetliyor gibi.

Ne biçim bir korkudur bu!

Bu ne biçim bir samimiyetsizliktir!

Ne biçim bir zihniyet!

Çünkü son 8 yıl içerisinde öğrendik ki aç kalmamak için hükümeti eleştirmemiz gerekiyor.

Ve yine öğrendik ki Ergenekon, PKK, Devrimci Karargâh, Doğu Perinçek ve Türkan Saylan anlaştılar ve el ele verip üniversite öğrencilerini ayaklandırdılar. TKP, EMEP, ÖDP ve Halkevleri gibi oluşumlarda örgütlendikleri için üniversite öğrencileri yumurtalı eylemler içerisinde kendilerini buldular. Çünkü bunları diyenlerin hepsi kendilerini karanlık ittifakın oyunun içindedir Erdoğan ve yandaşlarına göre...

Nedeniyse bunların arkasında ki tek suçlu güç odağı bir “Örgüt!” ve bunlar hızlı bir şekilde “Örgütlen"mesidir!

Biliniyor ki eski azıllı bir faşist olan Mümtazer Türköne, yeni yetme Rasim Ozan Kütahyalı, DSİP’li Doğan Tarkan dâhil Ahmet Kekeç, Serdar Turgut, Akif Beki, Eyüp Can, Oral Çalışlar, Cengiz Çandar, Ahmet-Mehmet Altanlar vb. gibi hergeleler yaşamlarını idam ettirmek için bir ayakları havada, dilleri dışarıda hızlı bir şekilde nefes alıp verirken dilleriyle iktidarların önüne gelen/giden yerlerini yalamak zorundadırlar.

Peki ya diğerleri, Erdoğan’ın gittiği yerlerde kâğıda yazdığı notları yetkililerle uzatıp, "Bana istediğim soruları sorsunlar" dediği o diğerleri? Öğrencilere akıl veren beyinsizlerle birlik olup, Erdoğan’ın servetini unutup “Yumurta atacak kadar zenginler” diyecek kadar hiçliğin içine girer mi bir insan diye sorası var, oysa yumurtanın tanesi 10 kuruşun altına inmiş durumda –bu olaylardan sonra olasılıklar arasında Erdoğan’ın yumurtaya zam yapması var– şimdilik 10 tanesi 1 lira. Yarın ne olur bilinmez?

Yalnızca kafası zorbalığa çalışan, AKP söz konusu olunca akılsızca ve asalakça iktidar goygoyculuğu yapanlara karşı değil, zorbalıkla birlikte gelen halk düşmanı politikaların bütününe karşı koymak gerekiyor. AKP zorbalığına karşı komik gerekçeler üretirken, halkı aptal yerine koyanlara karşı yumurtanın değerini bilip, yumurta stoku yapmak gerekiyor.

Pekâlâ, ne güzel demokrasiymiş bu dememek için yumurtaları yanınızda tutun...

Hiç yorum yok: