27 Ekim 2009 Salı

Yenilenmiş TSK'nızı güle güle kullanın!

Yine "darbe" sözcükleriyle uyandık, liberaller, İslamcılar, satılık kalemşorlar yaza – yaza bitiremiyorlar.
.
Hazır Show TV’de "Bu kalp seni unutur mu?" dizisi de reyting rekorları kırıyorken çok anlamlı oldu inanın. Gece gündüz söylerdik Türkiye’de bütün darbelerin arkasında Amerika vardır, onlar izin vermeden kimse bir atım atamaz diye. Onlarsa komplo teorileriyle suçluyorlardı, olmadı ordu yanlısı sayıyorlardı bizim gibi düşünenleri. Ne acı! Hazır TV’lerde izlediğine inanan bir toplumumuz varken şu "Bu kalp seni unutur mu?" dizisi yüzeyselde olsa da anlatıyor işte o dönemi, o yüzden şimdi (isimlerini bir kez daha yazamayacağım walla) şu yukarıda isimlerini andıklarım bayram ediyorlar. Hoş askerden de az çekmedik ama şimdiki durumda da biraz da uzağa yelken açtı ılımlı İslamcı güruh değil mi?
.
Bu yüzden sözüm ona darbeye karşı olanlar, o dönem gizli – gizli orduyu pofpoflamıyorlar mıydı Allah aşkına!

Bunların içinde kim yok ki, küçük bir örnek vereyim ve gerisini siz tamamlayın: darbe ve Evren paşa şakşakçısı Nazlı Ilıcak.

Şimdi de diş biliyorlar orduya, e normaldir iktidar kaygısı onların ki.

Ne de olsa 12 Eylül darbesi bir sağdan – bir soldan (en fazlada soldan) biçerken bu müminler topluluğu ve bugünün yeni Müslümanları da bu dönemden kayıp vermeden çıktı.
.
Önleri açıktı ve onların manevi çocukları başarmışdı bu işi.

Ama bence en anlamlısı "açılım manyağına dönmüş yurdum insanı" içinde yeni gündem yaratıldı.
.
Kim takar zamları – krizleri – işsizliği – asgari ücretle çalışmaya mahkûm halk yığınlarının TRT için vergi ödemesini…

TKP’li değilim ama güzel yazmış wesellam Kemal Okuyan… soL haber’de “Ne darbesi?” başlıklı bir yazı kaleme almış beğendim yazıyı ve olduğu gibi aktarıyorum sizlere…
.
Ne darbesi?
2007'de Korgeneral Nusret Taşdeler imzasıyla hazırlanan ve bugün basına düşen rapor, TSK'nın darbe yapmaya hazırlandığı iddialarını tamamen çürüten bir belgedir. "Bilgi Destek Planı" başlıklı rapor, TSK'nın AKP karşısında teslim bayrağı çektiğinin ilanıdır ve "Yeni Osmanlı"da ordunun kendine bir yer kapma arayışlarının kanıtıdır.
.
Rapor gerçek mi değil mi?
.
Daha önce de benzer belgeler etrafa saçıldığında hep söyledim, gerçek olsa ne olur, olmasa ne olur?
.
TSK bünyesinde hemen her konuda rapor hazırlandığını herkes biliyor.
.
Raporlar "yasal" mı?
.
"Gidin bakın bu köyden neden TKP'ye bu kadar oy çıkmış, araştırın" genelgesi ne kadar yasalsa, o kadar!
.
MİT'in, Emniyet'in raporları ne kadar yasalsa o kadar!
.
Türkiye'de "milli güvenlik"le ilgili konularda devlet kurumlarının her bir tasarrufu ne kadar yasalsa o kadar!
.
Nusret Taşdeler'in hazırladığı rapor gerçekse, TSK'nın "ılımlı İslam"ı kabullendiğinin itirafıdır. Gerçek değilse, birileri TSK'nın "havlu attığı"nı göstermek istemektedir. Öyle ya da böyle, bu belge TSK'nın "yeni duruma" adapte olmaya başladığı dışında bir şeyi kanıtlamaz. İlginç değil mi, liberaller, "işte darbeciliğin belgesi" diye tepiniyorlar, demek ki TSK'nın Yeni Osmanlı'da talep ettiği rollere bile razı değiller.
.
Diyorlar ki, "sen bölgesel planların silahlı bekçiliği dışında hiçbir şeye karışma, nereye ne kadarlık kuvvetle müdahale edeceğini sana söylerler..."
.
Biz, emperyalizm ve büyük sermaye istemedikçe "darbe" olmaz diye ısrarla yazdık, TSK yeni rolüne alışıyor dedik, karşılığında TSK'cılıkla, darbecilikle suçlandık!
.
Suçlayanlar suçlamalarına tek bir kanıt gösteremediler. Oysa bugünkü sürecin barış ve demokrasi getireceğini, en azından kapı araladığını sürekli tekrar ettiklerinin sayısız kanıtı var.
.
O halde liberalleri, İslamcıları ve onların utangaç destekçilerini kutlayalım:
.
Yenilenmiş TSK'nızı güle güle kullanın!

Hiç yorum yok: