21 Haziran 2008 Cumartesi

Şirinlenmek (!)

Şirinler, Belçikalı (aslen İngilizmiş) çizer Peyo'nun ünlü eseri. 1958'de Pierre Culliford tarafından çizgi roman olarak ortaya çıkmış. 1981'de televizyonda gösterilen Şirinler büyük ilgi görüyor. Orijinal ismi "Schtroumpfs" (İngilizce'de "Smurf"tur) karakterlerin yaratıcısına göre orijinal isim, bir dil sürçmesi eseri tesadüfen ortaya çıkıyor. Biliniyor ki yıllarca Türkiye'de de gösterilen ve beğeni ile izlenen çizgi film, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok ülkede, yüksek izlenme oranlarına rağmen gösterimden kaldırılmıştır.

Bu yüzden Şirinler hakkındaki bir iddia uzun zamandır tartışma yaratıyor (!) Bu iddiaya göre Şirinler'in İngilizce adı olan "Smurf", "Kızıl bayrak altında yaşayan küçük adamlar" veya "Kızıl şapka altındaki sosyalist adamlar" cümlelerinin kelime baş harflerinden türetildi. Şirin babanın kırmızı şapkası, Şirin Köy'de hiçbir mabet veya tapınağın olmayışı, tüm şirinlerin komünal bir yaşam sürmeleri, her şeyin el birliği ile yapılışı ve hiç para (kapital) kullanmayışları bu iddiaları tetikliyor. Ayrıca baş kötü Gargamel'in paraya karşı olan hırsının da, komünal toplumun düşmanı olan kapitalizmi sembolize ettiği iddia ediliyor. Ayrıca kötü Adam Gargamel'in, papaz cüppesi giyerek dini sembolize ettiği, para düşkünü olduğu ve Şirinleri sürekli yemek istediği için Amerika'ya benzetildiği ortaya atılmış. İngilizce ismi Azrail olan, Gargamel'in kedisi Azman’ın Amerika'nın peşinden koşan küçük insanları sembolize ettiği de sanılıyor.

Yıllardır bu konu özellikle üzerinde çeşitli platformlarda tartışmalar yapılmakta (…) Ayrıca bu konu pek çok İletişim Fakültesinde “Medya ve Kültür”, “Kültürel emperyalizm” gibi derslerde ders konusu olarak işleniyor, tıpkı pek çok çizgi film, dizi ve sinema filmleri ile birlikte olduğu gibi. Bugünlerde Hollywood Şirinleri sinemaya taşıyor aslında biraz da bundan Şirinleri gündeme getirme gereksinimi hissediyorum. Çünkü biz halen “Şirinlerin komünist olup, olmama ihtimali üzerindeyiz.” Peki, gerçekten Şirinler komünist midir yoksa son yılar da İtalyan araştırmacı Antonio Soro’nın belirttiği gibi mason mu? Kafanız karışmasın! Komünizmle masonluk arasında elbette ki derin farklar var. “Nasıl yani yıllarca tek kanalda izlediğimiz ve hala bu gün izlemekte olduğumuz masum şeyler yani Şirinler azılı birer komünist mi?” Masonluk olgusunu bir kenara bırakırsak vahşi kapitalizmin tavan yaptığı çağımızda Şirinlerin komünist olarak anılması oldukça şirin duruyor bence.

Neyse…

Öncelikle Şirinleri çözümlerken hangi yöntem üzerinden gideceğimiz belirleyelim. Çözümlemede kullanacağımız yöntem metin okuma olacak. Zannedilenin aksine alt metin okuma yapacağız. Yani Şirinlerin yaşayışı, davranışı, kişilikleri, aslında neleri temsil ediyor olduğuna yani buna bakacağız. Bu konuda bir örnekle başlayalım konunun anlaşıla bilirliğini arttırmak açısından II. (Emperyalist) Dünya Savaşı’nda Hitler hem radyoyu hem de sinemayı kendi istediği mesajlarla süsleyerek Alman haklını uyuşturuyordu. II. Dünya Savaşı dönemin (Hitler dönemi) Almanya'sının sinemasına bakıldığında o dönem çekilen tüm filmlerde aktör ve aktrisler sarışın ve mavi gözlüdür. Burada amaç saf Alman ırkını temsil etmek, izleyicinin kafasında Alman imajını oluşturarak beyin yıkamaktır.

Şirinlerin temel noktaları para olmadan komünal bir yaşam sürmeleri Şirin babanın Karl Marx'a benzemesi ve kızıl şapka giymesidir. Herkes kendi işini yapıyordur ve mutludur. Herkes aynı şeyi giyiyordur. Seçimlerle iş başına gelen de yoktur. Çizgi filmdeki Şirinlerin düşmanı Gargamel papaz cübbesi giyer ve dini sembolize eder, altın ve para düşkünüdür (kapitalizm) onları elde edip para kazanmak ya da onları yakalayıp yok etmek istiyor. Bu yüzden Gargamel şuna kızabilir: “Köprü yapan Şirinle, aşçı Şirin aynı payı alıyor, Şirin babaya da ayrı pay düşüyor. Kendine pay ayırmıyor. Aile kavramı yok, herkes kardeş...” Bu yüzden hiçbir şey nedenselleştirmez... Kan bağının hiçbir önemi yok.

Başta da belirttiğimiz gibi Şirinler tamamen komünal bir yaşam savunuyorlar ve bu açıdan bakıldığında anarşizmle karıştırılması muhtemeldir. Ama karakterlerin genel özellikleri gerekli ayrımı yapmamıza yardımcı olabiliyor. Artık biliyoruz ki Şirinlerin temsil ettiği çok farklı unsurlar da vardır.

Şirinler, mason locasının ürünü mü? İtalyan araştırmacı Antonio Soro karakterlerin ve hikayenin arkasında bir Mason locası olduğunu söylüyor. Soro, Şirinler, gerçek bilgi ve masonluk" adlı kitabında her bir mavi şirinler yaratığının gnostik (Tanrı’nın sırrını bilgi temelinde arayan felsefik akım) karakterinde en gizli mason localarından birini sakladığını açıkladı. Şirin baba karakteri de bu mason locasının “Büyük üstadı.”

Şirinlerin “mason” ya da “komünist” olduğu o kadar da umurumda değil işin açıkçası. Altı üstü bir çizgi dizi ama Hollywood bunu iyi kullanıyor, yani sinema sektörünü... Her senaryoyu yapım aşamasına getirmeden önce beş adet senaryoyla birlikte birini mutlaka Pentagon'a gönderip, çıkması gereken sahneye bile müdahale edebilen “özgür” bir sinema sektörü Amerikan sineması.

Hollywood ve Pentagon bu kadar korkuyorsa paylaşımdan - paylaşmaktan bir sorun vardır orada da diye düşünüyorum. Bu yüzden Şirinler çizgi karakter olarak kalsa da, paylaşmayı bize hatırlatıyor. Ve/ya da en azından şunu yaptılar: “Bizi düşündürdüler, hem de paylaşmanın ne kadar kutsal ve güzel bir olgu olduğunu anımsattılar.”

Amerika döneminde Şirinleri yasakladı, (bir çizgi filmi yasaklayabilen, sözüm ona özgürlüklerin kalesi bir ülkeden söz ediyoruz) şimdiyse yayım hakkını alarak sinema filmini çekmeye yelteniyor. Ama arada sorunlar var: “Ya Amerikalı çocuklar, paylaşmayı öğrenirse?” diye de ütopik bir his taşımıyor değilim şu son zamanlar. Ne dersiniz?

1 yorum:

Cüneyt Uzunlar dedi ki...

Bu yazı 12 Eylül sonrasında, TRT'de yayını yasaklanan "Kızılcıklar oldu mu, selelere doldu mu" türküsünü hatırlattı. Çok gülmüştük o zamanlar bu yasaklamaya. Beterin beteri varmış.