5 Nisan 2008 Cumartesi

550 tane zırhlı adam

“550 kişinin, liderleri tarafından sıkı bir biçimde örgütlendiklerinde ve iyice eğitilerek, bir de “dokunulmazlıkla” donatıldıklarında, koskoca bir uygarlığı yağmalayarak nasıl yok ediklerini anlatacağım” diyor Emre Kongar. Yazısının tamamını bilmiyoruz ama iyi ve de hokkalı bir 159. maddeden yargılandığını artık biliyoruz. Suçu “TBMM’ye hakaret”. Tarih 2 Nisan 2001. Uygarlık tarihimiz değişmiyor aynı yörüngelerde sarılıp sarılıp gidiyoruz..

Uygarlık tarihimiz ve…
Kapıları gecenin bir yarısı çalınan, evleri dağıtılan, kitapları, plakları toplatılan “ne dinleyeceklerine karışılan” binlerce derslikte eğitme tabii tutulmamak isterken eğitimini almak istemedikleri kişilerce eğitilen, işkence seslerini duymamışlara da “inatla” ve “ısrarla” dinletilen işkence seslerini duymaları için elinden geleni eksiksiz yerine getirdiler.

Avrupa’dan aldıkları paralarla “anti-komünizm” derneklerini kurdular. Eğitimi şahsen ve bizzat eski bir SS subayı olan Von Papen’i getirerek 1980 tarihinin Ağustos ayında “Ülkücü komando kampları”nda aldılar. Cinayet şebekeleri kurdular. Sonra “kırmızıçizgiler” çektiler, biraz Alevi biraz Suni, biraz Türk biraz Kürt kanı döktüler.

Geçmişin travmasını aşamayacağımızı bildiklerinden olsa gerek, geleceğe düzgün bakamayacağımızı anlayınca da yeni bir formül buldular ve bunu kanıtlamak içinde biraz “kömür” biraz da arkasında “satılamaz” çeyrek altınların yazıldığı “satılabilir bir halk kesimi”nin yanında sadece seçimlere ayarlanmış, her seçim sonrası bloke olan cep telefonlarıyla esir edilmiş Muhtarlar topluluğuyla birlikte bir toplum yarattılar. Adını onlar koydular: “Laikler” ve “Anti-laikler!”

Önce “Cumhuriyet mitingleri”ne gittiler tarihin en kalabalık alan gösterisiyle TV’lerde boy gösterdiler. Sanki "Bayraklar"ı önceden hazırlanmış hissi verse de, büyük bir endişe duyar gibi “Mitingleri” aksatmadan emperyalizmin geçmişinden bugüne kadar anayasası olan “3F formülü”nü günümüz Türkiyesine uyarladılar. Organizasyonunu ve finansmanını Made ın USA patentli alarak bir prodüktörlük şirketi kurdular adını AKP koydular.. Müthiş bir şey olsa gerek USA-AKP ortak yapımı “3F formülü”nde yer aldılar. Deli gibi “Futbol” oynadılar derbi maçları adı altında görkemli sahalarda, oradan çıkıp soluk almadan “Fiesta”lara katıldılar hepsi bol şenlikli geçmiş olacak ki, hızını alamayıp “Festival”ler düzenlediler bol ücretli rekor fiyatlarla.

Devrimciysen gerçeği söyle
Din’i siyasallaştırılmış, demokrasisi zorbalıklara endekslenmiş bir coğrafyada yaşamaya zorunlu kılınan, Din'i siyasete alet edilen ve böylece uygulayan, olmadı Arap İslamiyet’ini kendine referans eden, hiç bir şekilde toleransı olmayan bir demokrasi tanımı yapan: yardakçılığı, otorite yanlılığını, “AKP’ye oy vermeyen qomünisttir” diyerek pofpoflayan bir toplumla Din üzerinden, “Ilımlılaştırılan” bir toplum olduk. Ne kadar devşirme varsa onlarla ağız birliği yapan, kendi yalanlarına inan ve bu uğurda “demokrasi” dersi vererek bütün despotizmler içerisinde, çoğunluğunun (Aziz Nesin’in dediği gibi) aptal olduğu, yüzde onun hain ve birbirini ispiyonladığı, geriye kalanında kendisinin hangi denkleme girdiğini bile bilmediği bir toplum yaratıldı.

Ne yapalım hepimizin kaderi mi diye(meyeceğimiz)bileceğimiz bir oyunun figüranları konumuna getirildik. Dava arkadaşları kediler olan Musa Kart’ında dediği gibi: “Hayatta nerede durursanız durun, neyi nasıl savunursanız savunun, sizi onaylayanlar kadar size karşı koyanlar da olacaktır. Bu işin doğası. Bundan da çok rahatsız olmamak gerekir, önemli olan mücadeleyi bırakmamaktır.”

Mücadeleyi bırakmayın!..

3 yorum:

solcucocuk dedi ki...

mücedeleyi bırakmak değil yükseltmek gerekir. mücadeleyi bırakanlar zaten gerçerten inanmamıştır bu mücadeleye. BİR GÜN MUTLAKA devrim bayrağını güneşin kızıllığına ulaştıracağız

Mahir dedi ki...

Hangisi yalan?

Insan olarak yasayislarda baskalarina neler yapabilecegimizi tum gozlere sansursuz izletebiliyor ve vijdanimizdakini hep arka siralara saklayabiliyoruz.Oysa hayallleri usumusdur o hep gunahsiz yildiz gozlu cocuklarin.Karlar yagdiginda onlara kirmizi renkli ve en sogugundan.Neler aramistikki?Neydi bu alemde bizi oyalayanlar vakitli,vakitsiz. Bekledigimiz sacinin bir tek teline karsilik hayat verebilecek analarmi? Yasamla verdigimiz meydan muhaberelerinde bizimle on saflarda yer alan cesareti avucumuzun icinde birakan babalarmi? Bize siirler yazdirip ,ciplak ayakla sular ustunde yuruten yildizli bahcelerinde ay caldigimiz,ve yuregimizi yuregine kattigimiz sevgilermi? Yasadiklarini kitaplara sigdiramiyan,o en ucta kalbimizde his ettigimiz,bir sizinin sonunda elinde tutupda gozlerimizle gozlerine bakip,cek beni kaldir dedigimiz dostalarimi? Bilinenlermi bilinmez bildiklerimiz.Hangimiz unuttukki caldigimiz kirazlari ,yada kan sizan dizlerindeki aciyi,hangimizinki ayni degilki? Kim sogutabildiki kizaran yanaklarla ve urkeksi ve urkeksi kacamak bakislarla tutulan kar beyaz avuc iclerini?Bir cocuk dudagiyla,opulen yanaktaki sicakligi, aslinda hep ayni yasananlar.

Fakat kimse farkinda degil,baskasinin acilarini ve mutluluklarini,baktigimiz yer hep bugulu camlar arkasiydi.Sonradan gecen geciyor bir bulutun seyrinde farkinda olamiyoruz,
Oysa yillar neler calmis bizden gizli gizli.Yurunen yollar ve gecilen zamanlar,ayni oldugu gibi,varilacak yerde hep ayni olcak gibi istemesekde.
Ya kacislarimiz,neden futursuz karekterlere sahibizdir.Her yolu beraber yurudugumuz ,koparken bir solukda ,nefesini nefesimize kattigimiz o insanlara yaptigimiz nankorluklerin,yillar icerisinde hayatin yuzumuze vurmasindan,utanmiyacak kadar zifiri karanlikda kalmisliklarimiz yokmudur?Kendimize yapilanlardan bir oc alma gudusumudur.Bir mum isigi isisi kadar kalici biraktigimiz yaralar,, istemeye ,istemeye oratk olunca acilardan sizan kanlara acil tampon yapin diye bagrismalar

Bakalim hangimiz bulacak, yikilmadadan sabahi????

Mahir dedi ki...

siir

Işığı olmayan insanlar, kalabaliga karisip isik edinmeye calisirlar, SCHOPENHAUER
Sürüler gecer diskilarini birakarak goglgelerde
Cusselerini cilalamakla isildarlarmi gunesin istemsizliginde
Sen eyadil, ey aciz, ey guzel us
Oratalama olan hic bir seye inanma yinede
Ne vasatin konforlu korunmaciligina
Nede kosnul olmanin aldirmazligina

Cekmesin seni payandalarina sisten periler sarap kaseleriyle

Bilincle orulmemis her duvar yikilmaya meyillidir cunku
Yagmadir cunku kendi havasini,suyunu,topragini lekeyenin tarihe emaneti
Yanlizca bir agac olabilmek koca bir ormanda. Yanliz kusun dalimizi konacak gunu bekleyerek.

Cennette , cehennemde icinde////maalaouf