27 Ağustos 2011 Cumartesi

Yeni yataklar, yeni cepheler

Çok değil daha birkaç gün önce Aydınlık Gazetesi ve Ulusal Kanal çalışanları mahkeme önüne çıkarıldı. Sebep “Başbakan” Erdoğan ve bakanların telefon konuşmalarını yayınlamak. Her zamanki gibi olması gereken oldu ve işin sonunda 4 kişi tutuklandı.

İki gün sonra Türkiye'nin bir klasiği yaşandı. Eski genelkurmay başkanı Işık Koşaner'e ait olduğu iddia edilen ses kaydı önce bir siteye yüklendi. (Not: Ses kaydı bugün itibariyle Koşener tarafından kabul edildi. Bakınız: Koşener ses kayıtlarının kendisine ait olduğunu kabul etti.) Öyle ki bu ses kaydı cemaatin bir sitesi tarafından yayınlandı. Üstelik konuşmaları bu sefer tüm gazeteler manşetlerine taşıdı. Yani başbakanın konuşmaları gibi yalnız Aydınlık sayfalarında kalmadı.

Anlaşılan mahkemeler ve savcılar gizli dinlemeleri sadece cemaatin yayınlayabileceğini düşünüyor. Her işine dini argümanları katmaktan haz alan gasetecikler yoluna bi’şekilde basın özgürlüğünü – demokrasiyi katarak yapmaya devam ediyor. Ama Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Baha Okar, Ahmet Şık, Nedim Şener, Hakan Soytemiz gibi gazetecilerde içeride… Ve buna da sadece AKP bakanlığı karar veriyor… (Konuyla ilgili haber…)

Anlayacağınız Tayyip Erdoğan kliği üstlenmiş olduğu görevi layıkıyla yerine getirmek için cansiperane bir şekilde görevini yerine getirmeye çalışıyor… Bir bakıyorsunuz Ergenekon üzerinden ulusalcıları, Devrimci Karargâh üzerinden devrimcileri, KCK davası üzerinden Kürtleri biçmeye devam ediyor… Görevi öyle büyük ve ağır ki, Ortadoğu’da eski ABD dış işleri bakanı C. Rice’nin “Ortadoğu’da 22 bölgede çok ciddi rejim değişikleri yapacağız” sözlerini bizlere her gün anımsatmak adına Libya’da Kaddafi’nin ipini çekiyor, Suriye’de ‘Arap kardeşim’ diye nida pozları verdiği Esad muhaliflerine Türkiye üzerinden silah gönderiyor.

Şarlatanları bir kenara bırakırsak şimdi daha iyi görülüyor ki, Ortadoğu "Arap" coğrafyasında iç savaşlar ihtifaller izliyoruz, diktatörlerin köleleştirdiği Arap halkları bugün, her zamanki gibi bir kurtuluş savaşı değil sadece ‘sahiplerini’ değiştiriyor… Bu sahip değiştirmede ise Erdoğan gibi isimler sadece birer piyon. Fakat bir yere kadar, emperyalistlerle yatağa girenlerin sonunu 1965 yılında emperyalizm konuşmasında Che Guevara çok güzel özetlemişti ünlü BM konuşmasında(…) “Emperyalistlere asla güvenilmez” diye.

Ya s.kilirsin ya öldürülürsün!

O yüzden onlar yeni yataklar bulurken bizde yeni cepheler yaratacağız!

Yıkılacaklar, çünkü Batı cephesinde yeni bir şey yok...

Bundandır ki, son on yedi yıldır Marks’ı okuyorum. O gün bu gün huzurum yok. Öyle ya ‘Devekuşu huzuru’yla niye meşgul olayım ki? Son on yıldır makarna yiyeceğim diye gidip iktidar oy verenle niye sanat konuşayım… Birleşik bir mevziiyi örenlerin öyle bir lüksü yok, yeter ki, ‘Çankaya Köşkü’ne birlikte dalalım!

Hiç yorum yok: