23 Ocak 2013 Çarşamba

‘Şeytan’ın ironisi

Erdoğan ırkçılığı, şeytanın Allah’a Âdem’i kast ederek “beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın” diyerek isyan etmesiyle açıkladı. Şeytanın isyanı, gerçekten de farklı bir türün “üstün” olmasına karşı bir isyandı. Irkçılık ise, aynı türden olan insanların bir kısmını diğerinden üstün saymaya deniliyor. Dolayısıyla şeytan, ırkçılık yapmıyordu. Şeytanın hikâyesi “kibir” günahına bir örnek olarak anlatılır. Bu sözcükleri bugün soL gazetesi kapağına taşımıştı. Bende o alıntıyla başlayarak YN!’de bu konuyla ilgili bi’şeyler yazmak istedim.

Erdoğan, her zamanki gibi kendi konuştukça, kendini coşturuyor bütün diktatörlerin (zalimlerin) davranış kalıplarına cuk oturarak tarzını sürdürüyor ve hakikaten toplumu ahmak yerine koyuyor.

Öyle ki, AKP döneminde ülkenin tam bir cennet, öncesinde ise tam bir cehennem olduğu teması üzerinden kurup, ses tonunu değiştirerek: iktidarda geldiklerinden beri açlığı, işkenceyi, baskıyı, zulümü, ayrımcılığı bitirdiğine getirmeye çalışıyor.

BDP’liler, CHP’liler, sosyalistler ona göre şeytan: çünkü ‘AK’ iktidarını eleştiriyorlar.

2012 Şubat’ında Taksim’de yapılan ırkçı eyleme sahip çıkmışlığını, Sivas’ın hukukunu sanki AVM açıyormuş gibi “zamanaşımı hayırlı olsun” konuşmasını, 2013 başı itibariyle tam 453 kitap, 645 gazete, dergi, broşür, pankartın yasaklı olduğundan da söz etmiyor.

Halktan söz ediyor: ucuz espriler,  ahmaklaşmış dinleyici ve yandaş takımının çoğunluk hezeyanlarının karşılığıysa bu manyaklığı gizlemeye çalışanlar, elleri çatlayıncaya kadar sorgulamadan, az okuyup çok özümseyenler alkışlıyor nedense.

Ortada bir şeytan var ise, kendisine, şeytanın aklına gelmeyecek icraatlarına bakmasında fayda var…

Irkçılık şeytandandır diyor ama kumarbaz üstadı Necip Fazıl’dan, “ırkım” diye şiirlerine başlayan Mehmet Akif’ten de alıntılar yapıyor.

Şeytanın ironi misidir bilinmez ama yeryüzünde şeytanın temsilcisiymiş gibi bir görüngü karşımıza çıkarıyor… Çaka satıyor.

İşte, şeytanın ironisi bu olsa gerek.

21 Ocak 2013 Pazartesi

Ölümsüzlüğünün 89. yılında

“Vatandaşlar arasında, dini inanışlardan kaynaklanan ayrımcılığa tahammül edilemez. Vatandaşın dininin resmi belgelerdeki yalın ifadesi bile kaldırılmalıdır.” (Lenin)

14 Ocak 2013 Pazartesi

İftira atıyoruz!

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Tayyip’in kızı Sümeyye Erdoğan’ın “bir kuruş bile ücret almadığını” bildirmiş, Çelik, twitter hesabı üzerinden takipçilerine, son günlerin tartışmalı konusu olan Sümeyye Erdoğan’ın görevi karşılığı astronomik maaş aldığı iddiaları hakkında değerlendirmede bulunmuş. Çelik, “Başbakanımızın kızı Sayın Sümeyye Erdoğan’ın yüksek bir maaşla babasına danışmanlık yaptığı iddiası tümüyle yalandır. Sayın Sümeyye Erdoğan, Ak Parti’den de resmi kuruluşlardan da bir kuruş bile ücret almamaktadır” buyurmuş.

Doğrudur, 1 kuruş almıyorlardır, 1 kuruşla işleri olmaz: dolarlar, gizli banka hesapları, ihaleler, market zincirleri, TV kanalı, gemi(cik)ler, Emine Erdoğan’ın parmağındaki tek taş yüzükler 6 bin dolarlık yüzüğe dönüşebiliyor. 

Haremlik-selamlık pizza partisi düzenleyerek ABD’deki İslamcı gençliği eğlendiren başbakan çocuğu, diktatör baba kızını dinliyormuş, neyse bunların pislikleri bitmez ağzımı bozmayayım.