28 Ekim 2012 Pazar

AKP’nin barışı

AKP “barışçı”, PKK’yi silah bırakmaya ve herkesi Erdoğan’ı desteklemeye çağıracak bir Apo arayışında. BDP’nin tezi ise, “Kürtlerin meşru temsilcisi, sözcüsü bir Apo.” Oysa kıstas şu olmalı: emperyalizme kim boyun eğmiyorsa, Kürtleri onlar temsil etmeli!

Cumhuriyet üzerine perde açıklama

On yıldır AKP’yle muhatap oluyoruz, olmak zorundayız. Böylesi bir zorunluluğumuz var. Bir değil, sözüm ona bin ton reform yaptılar, özelleştirdiler, sattılar, peşkeş çektiler, ekmeğimize karıştılar, aşımızdan çalıp masalarına koydular. Ermeni Sorunu diyerek kendi dönemlerinde Hrant Dink’i Fethullahçı (eski istihbarat daire başkanı) Ramazan Akyürek’e kurban ettiler, çakma Hizbullahçıları salıverip, Sivas Katliamı’nın sanıklarına yol açıp, salıverdiler, Alevi, Roman, Kürt açılımı derken Kürt Sorunu’nu süresiz ve dönüşümsüz ‘Açlık Grevi’ne dönüştürdüler. 

Şimdi de Cumhuriyet Sorunu’muz var, AKP hakikaten pis işler yapıyor, bundan da gocunmuyor. Öyle ya ikinci cumhuriyet döneminde ‘Cumhuriyet’i korumaya ihtiyaç duyanlar tasfiye edildiklerinden bi’haberler. Cumhuriyetin korunmaya ihtiyacı yok, yeni bir cumhuriyeti kurmaya ihtiyaç var. Kurulacak olan üçüncü ‘Cumhuriyet’ mutlaka ‘Sosyalist Cumhuriyet’ olacaktır. Anadolu toprakları başta olmak üzere trafik polislerini, askeri bölükleri ‘işgal’den kurtaracağız! İttihat ve Terakkicilere duyurulur!

8 Ekim 2012 Pazartesi

Ölümsüzlüğünün 45. yılında anısı mücadelemize rehber olsun!

"Her yerdesin / Kızılderililerin bakırdan rüyalarında / Dalga dalga isyanında karaderilinin / petrol kuyularındaki, tuzlalardaki ömürde / Korkunç çaresizliğinde muz bahçelerinin / Kesimhanelere yetiştirilen sürülerin yayıldığı pampada / Ve şekerde ve tuzda ve kahvede / Öldürüp yok etmek istedilerse de seni / Dökülen kanda yaşıyorsun / Kumandanımızsın / Dostumuz..." (Nicolas Guillen)

2 Ekim 2012 Salı

AKP Kongresi: 'İçi boş kongre'

Ankara’da toplanan AKP 4. Olağan Büyük Kongresi, öncesinden parlatılan,  ortaya atılan ‘Erdoğan Türkiye’nin manifestosunu okuyacak’ niteliğinde değildi. İmam Hatip mezunu olarak Erdoğan, olsa olsa en fazla ‘Başbakan’ olabilir ama bir manifesto yazacak düzeye gelememişse(?) sorun kendisinindir. Hele hele sözü edilen manifestoyu (Kongre'de olmayan tek şey oydu) dört adet promoterla okumaya çalışan birisi varsa karşımızda, gerisini siz düşünün(!), dikkat ediyorum promoterlar olmayınca saçmalıyor..

Kongre'de ağlayıp, zırlayanların dışında anlatıldığı gizi oldukça ‘Olağan’ geçti diyebilirim.

Kendilerine yaraşır..

Erdoğan ‘Kongresi’nde 2,5 saatlik konuşmasında yarım saat selamlama, bir saat şiir okudu. Çıkarılması gereken ders ise: Bi’daha ki sefere şiir ihtiyacımızı, sevdiğimiz şairlerle kendimiz karşılayacağız oldu.

Zihni ülkenin meselelerinden çok, AKP’nin iç dengeleriyle meşgul olan birinden de fazla bir şey beklenemezdi zaten!

Şaşırmadık!