25 Ekim 2011 Salı

Uzaya değil, Van’a gideceksiniz…

DAHA düne kadar ne diyordu Ali Babacan, “Libya’ya 300 milyon dolarlık destek sözü vermiştik. Tamamını istediler, uçağın düşmesinden çekindik, 100 milyon dolar 1100 kilo geliyor. Önce 10 milyon doları gönderdik. 100 kilo ediyordu. Sonra 30’ar milyon dolarlık üç ayrı dilimi Ankara’da teslim ettik” açıklamasını yaparken pek pişkindi. Aynı paralelde yalan söylemeye, devletin bütün imkânlarını emperyal politikalar için (ve çıkarları) doğrultusunda hoyratça kullanmaya devam ediyor iktidar.

Şimdiyse VAN yıkıntılar içinde, iktidara yakın olanlar, TV programcıları coğrafi ayrımcılık peşinde, hani bölünmez bütünlük nerede kaldı Müslümanlığınız?

Daha düne kadar bölünmeyiz, böldürtmeyiz diyenler, bilinçaltında zaten bir sınır – çizgi belirlemişler, bölmüş, parçalamış, hesaplarını yapmışlar bile. Bunu da şimdi gün yüzüne vuruyorlar TV ekranlarından.

Öyle ya Somali için birbiriyle yarışan şarkıcılar, şovmenler, siyasiler, yardım kampanyaları yapıyordunuz, hani neredesiniz? (Yapmasınlar demiyorum yapsınlar sefaletin ırkı, dini, rengi olmaz ama niyet belli işte: şov amaçlı, olmazsa bile dönüştürecekler.) Televizyonda bir yardım programı da VAN için yapın. Telefonla bağlansın kodamanlar, bağışlasınlar binlerce lira. Filistin için değil de, HAMAS için psikopatlaşan iktidar, Libya ve Suriye’de ki işbirlikçilerine binlerce $’lar gönderen Tayyip, Gül ikilisi ve vs. diğerleri versinler ya servetlerinden paracıklar, öyle ya seçim zamanlarında itinayla adrese teslim yardımlar vardı, nerede o yardımlar?

Her yaşam kutsal değil miydi kitabınızda, biz mi yanlış biliyoruz yoksa?

3 yorum:

nehiro dedi ki...

biz herşeyi yanlış biliyoruz...evet
herşeyi onlar biliyorlar...ve ne yazıkki biz yüz de yirminin altındayız.....

Yeraltından Notlar!' dedi ki...

Sevgili Nehiro, öncelikle hoş geldin eski dostum.

Bugün akşama doğru TV kanallarına baktım da birçok TV kanalından canlı yayınlarla VAN için kampanyalar düzenlendi. Acaba ben mi etkili oldum dedim: )) Yok elbette, koca devlet bir bloggerimi ciddiye alacak, almayabilir ama özellikle face hakikaten kaynıyor… Haklılar da!

Şimdi şu TV programları elbette hoş ve güzel bir şey oldu ama ne yalan söyleyeyim walla tamamını izlemedim dersem yalan olmaz. Çünkü izlemedim. Ne bileyim denk gelmedi ama Erdoğan canlı yayına bağlanmış pek duygulanmış, teşekkürler etmiş… Zahmet olmuş ve lütufta bulunmuş. Hani sorarlar adama “kardeşim arıyorsun da, sen ne veriyorsun kaç bin $” değil mi? Öyle ya profesyonel sunucularımız akıl etmemiş olabilir, canlı yayında “başbakan var” küçük dillerini yutmuş ve/ya da yutkunuyor olabilirler, bari sen başbakansın birde şu egoyu bırak bir kenara insan ol ve söyle değil mi? VAN’daki kardeşlerim için şu kadar şu kadar veriyorum diye…

Özetle VAN’da yaşanan 7,2’lik depremden sonra Kızılay’ın yetersiz kalma tartışması var, Erciş’te köy muhtarlarının toplu istifası var, yardım kolilerinde çıkan Türk bayraklar var, Türk ve Kürt ırkçılığı var, var oğlu var işte... Kızılay çalışanları, “Kızılay’a yandaşlar hâkim olunca böyle oldu” diyorlar… Nereden tutsan elinde kalır öyle bir durum.

Nedendir, nasıldır bilmiyorum ama bu adamların yaptığı hiçbir şey bana samimi gelmiyor, sahi devlet olan sensin elbette her türlü özveriyi yapacaksın bir de devlet bana hizmet getiriyor diye niye şükran duyayım ki değil mi? Devletin işi o zaten, yapmıyorsa da zaten devlet DEVLET değildir…

Son olarak yüzde 20’nin altında olabiliriz ve onlarda her zaman seçimleri güç ve iktidar olmanın etkisiyle kazanabilirler, oylarını yüzde 50’den yüzde 90’na çıkarsalar ne olur, neyi değiştirir ki bu? Brecht'in “Sen kazandın ama ben haklıydım” sözünü hatırlatmak isterim. Öyle ya Hitler’de girdiği her seçimden oy oranını artırarak, zaferlerle çıkmıştır.

Tayyip Erdoğan öteki dünyaya inanıyorsa, emin olsun kendisini orada pek hoş şeyler beklemiyor. Uzun oldu biliyorum o yüzden Can Yücel’le bitireyim: ‎ "Şiirlerinde küfür etme diyorlar, usulsüz. Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz."

Böyle işte, sevgilerimle…

nehiro dedi ki...

)))))) sabah sabah güldürdün beni sağolasın....
ben artık onların çoğalması ile ilgilenmiyorum zaten... çünkü karşımdaki herkes yalan söylüyor...ban vermedim diye...bende haklısınız ben verdim diyorum....
yani hiç bişeyi değiştirmez haklısın....
sevgiler......