15 Haziran 2011 Çarşamba

12 Haziran üzerine bir seçim değerlendirmesi

Türkiye'de siyasal parti sıfatına layık beş siyasal parti var: CHP, MHP, BDP (Barış ve Demokrasi Partisi), İP (İşçi Partisi) ve TKP (Türkiye Komünist Partisi). Bu beş partinin bir ideolojisi, dünya görüşü ve programına gönülden ve kafadan bağlı bilinçli bir seçmeni var. Hedeflerinde gündelik çıkar ilişkisi yok, karizmatik lider bağımlılığı yok, önemli olan partinin programı. Lider tapıncı en aşağı düzeyde olduğu için liderleri (olasılık sırasıyla TKP, BDP, CHP, İP ve MHP) kolayca değişebilirler.

AKP bir siyasal parti değil, lider tapınçlı bir iman (inanç) partisi. Lider gittiği zaman, oy oranı düştüğü zaman, parti çıkar sağlayamayacağı için, kolayca bölünüp dağılabilir. CHP ve MHP gibi barajın altına düştükten sonra yekinip ayağa kalkamaz. Bu bakımdan ömürleri lider ve hanedana bağlı ortaçağ Arap emirliklerine benziyor. Burada biat kültürü hâkim. Ortaçağın biat kültürüyle yetişenlerden söz ediyorum. O biat kültürüyle yetişenler kendilerine de aynı şekilde biat edilmesini isterler. Yani AKP’den ve Recep kliğinden söz ediyorum, bugün AKP tarikatlara dayalı bir Sünni Müslüman partisidir. Özetle dine dayalı bir koalisyon. Bunu yıllar önce Özallı ANAP ama ondan öncede bir nevi Atatürk’ün talimatıyla CHP’den doğan dönemin DP’si, bu her iki partide bir dönem Nakşibendîleri, bazı dönemlerde Saidi Nursileri bayrak yapmışlardı. Şimdiyse seçereleri yok. Tarikatların çıkar ilişkileri çeliştiği zaman koalisyon dağılır ve mutlaka dağılacak. Bu parti 2023'ü göremez! Göremeyecek!

Hiç yorum yok: